Archive for the 'Kategorilenmemiş' Category

Michael Jackson’s This Is It / İşte Budur(28 Ekim 2009,Çarşamba Vizyonda)


  • Orjinal Adı This Is It
  • Tür Belgesel, Müzikal
  • Yönetmen Kenny Ortega
  •   Yapım 2009,ABD,150 Dk.

Efsanevi yıldız Michael Jackson’ın son provalarını ve kamera arkası çekimlerini içeren Michael Jackson’s This Is It / İşte Budur, vizyona girmeye hazırlanıyor… Film, tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de de 28 Ekim 2009 Çarşamba günü gösterimde olacak…

Michael Jackson’s This Is It / İşte Budur, Jackson’ın hayranlarına ve tüm dünyada onun müziğini sevenlere, bu yaz Londra’da O2 Arena’da başlaması planlanmış ve tüm biletleri de satılmış olan konserlerinin, olağanüstü prova ve kamera arkası görüntülerini izleme fırsatı bulacaklar.

Film, Nisan-Haziran 2009 döneminde çekilen görüntülerden, Michael Jackson’ın yakınlarının tam desteği ile yapılıyor. Yüz saati aşkın kamera arkası çekimlerinden, Jackson’ın birçok şarkısının, hazırlanmakta olduğu şovu için prova ederken ki görüntüleri filmde yer alıyor. Film izleyicilerine Jackson’ı daha önce hiç görmedikleri bir şekilde görebilme ayrıcalığını tüm izleyicilerine sunuyor.

Michael Jackson’s This Is It, ana hatları ile şarkıcı, danscı, film yapımcısı, yaratıcı ve büyük bir sanatçı olan Michael Jackson’ın son şovunu yaratma sürecini konu alıyor. Michael Jackson’ın hem yaratıcı ortağı, hem de sahne şovunun yönetmeni Kenny Ortega, Randy Phillips ve Paul Gongaware ile birlikte yapımcısı olduğu bu filmin yönetmenliğini de üstleniyor. Filmin yönetici yapımcıları John Branca ve John McClain.

Filmin vizyonda kalması planlanan iki haftalık limitli sure için bilet satışları 27 Eylül’den itibaren başlandı. Michael Jackson’s This Is It, Türkiye’de 28 Ekim 2009, Çarşamba günü vizyona girecek.


Archive for the 'Kategorilenmemiş' Category

Pek Yakında - Coming Soon


Tür : Gerilim / Korku
Gösterim Tarihi : 26 Haziran 2009
Yönetmen : Sopon Sukdapisit
Senaryo : Sopon Sukdapisit
Yapım : 2008, Tayland , 87 dk.
Oyuncular
Chantavit Dhanasevi , Worakarn Rojanawatchra
Bir korku filminde sizi en çok korkutan şey nedir?

Bir hayaletin beklenmedik biçimde aniden kaybolması mı? Ana karakter, hemen arkasındaki hayaleti farketmediğinde mi? Film boyunca izlediğiniz kişinin aslında hayalet olduğunu öğrenmek mi?

Peki ya bir gün yalnız başınıza evinize döndüğünüzde, izlediğiniz korku filminin sizi kovalamasına ne dersiniz?


Archive for the 'Kategorilenmemiş' Category

3 yeni film gösterime girdi


kitabın sadık bir uyarlaması da önümüzdeki yıllarda perdede yerini alacak. Klasikler beyazpeHafta boyunca sinemalarda seyirciyle buluşacak filmler şöyle: “WANTED “

Ünlü oyuncu Angelina Jolie “nin aksiyon türündeki yeni filmi “Wanted ” sinemalarda. Timur Bekmambetov “un yönettiği filmde, Jolie “nin rol arkadaşları James McAvoy, Thomas Kretschmann ve Morgan Freeman . Mark Millar”ın kitabından beyazperdeye uyarlanan filmin senaryosu Michael Brandt , Derek Haas ve Mark Millar”ın imzasını taşıyor. film, babası öldürülen Wesley Gibson “ın onun intikamını almak üzere harekete geçmesinin heyecan dolu hikayesini anlatıyor.

“TİMSAH: NEHRİN DİŞLERİ - ROGUE”

Gerilim filmi “Timsah: Nehrin Dişleri-Rogue” gösterime girdi. Yönetmenliğini Greg McLean “in üstlendiği filmin başrol oyuncuları Radha Mitchell , Michael Vartan ve Sam Worthington . Senaryosunu Greg Mclean “ın kaleme aldığı film, Amerikalı gezi yazarı Pete ile güzel tur rehberi Kate “in tekne gezisinin bölgede yaşayan timsahlardan birinin saldırısı nedeniyle kabusa dönüşmesini anlatıyor.

“SENDEN BAŞKA - IT HAD TO BE YOU “

Fransız romantik komedi filmi “Senden Başka -Ma Vie N”est Pas Une Comedie Romantique” de bu hafta seyirciyle buluştu. Marc Gibaja”nın yönettiği filmin senaryosu Marc Gibaja ve Laurent Sarfati”ye ait. Marie Gillain, Gilles Lellouche , Laurent Ournac, Stephanie Sokolinski ve Philippe Lefebvre”nin rol aldığı film, ilkokulda masum bir aşk yaşadıktan sonra yıllar sonra yeniden karşılaşan Thomas ve Florence “in öyküsü…rdeyi beslemeye devam ediyor.


Archive for the 'Kategorilenmemiş' Category

Donmuş Irmak


Ayşegül Kesirli
Ayşegül Kesirli

Courtney Hunt’ın ilk sinema deneyimi olan “Donmuş Irmak,” yalnız bir annenin başından geçenlere odaklanıyor. Tek isteği çocuklarına Noel’den önce yeni bir prefabrik ev alabilmek olan Ray, kocasının birikmiş paralarının tamamını çalarak kayıplara karışmasıyla çaresiz ve yapayalnız kalıyor. Bir yandan on beş yaşındaki oğlu Troy’un ergenlik buhranıyla baş etmek zorunda kalan Ray, diğer yandan beş yaşındaki diğer oğlu Ricky’nin Noel hayallerini gerçekleştirmeye uğraşıyor. Bu zorlu mücadele içerisinde ayakta kalmaya çalışan Ray’in kaderi Mohawk kabilesine mensup Lila ile tanışması ile farklı bir yöne sapıyor.

Geçtiğimiz aylarda En İyi Orijinal Senaryo ve En İyi Kadın Oyuncu gibi iki prestijli kategoride Oscar’a aday gösterilerek büyük yankı uyandıran “Donmuş Irmak,” Independent Spirit Awards ve Sundance Film Festivali’nde en gözde ödüllerin sahibi oldu. Columbia Film Okulu mezunu 45 yaşındaki Courtney Hunt, daha önce Amerikan İç Savaşı’na odaklanan kısa filmi ile dünya çapında birçok festivalde de ödül yağmuruna tutulmuştu.

Hunt’ın ilk uzun metraj filminin göz ardı edilemez başarısının en önemli nedeni çalışkan bir öğrencinin elinden çıktığı her halinden belli olan, sade ve ustalıkla örülmüş bir senaryosunun olması. İlgi çekici bir hikaye anlatmak için sürprizlerle ya da sırlarla çevrili karmaşık olay örgüleri yaratmanın şart olmadığını kanıtlayan filmin senaryosu son derece basit ve tek yönlü olmasına rağmen oldukça sürükleyici ve heyecan verici.

Diğer yandan, “Donmuş Irmak,” fazla ayrıntıya girmeden karakterlerinin tüm iç karmaşalarını, bastırılmış travmalarını ve aralarındaki iktidar ilişkilerini iç güdüsel bir biçimde gözler önüne seren bir yapım. Filmin başında, kendimizi Ray, Troy ve Ricky’nin gündelik hayatına tam ortadan dahil olmuş gibi hissetsek bile, beyazperdede gördüğümüz karakterlere karşı en ufak bir yabancılık beslemiyoruz. Courtney Hunt’ın karakterleri doğal, akıcı ve özgün yaradılışları sayesinde seyirci ile aralarında belli bir yakınlık oluşturmayı başaran, son derece yalın insanlar. Bu nedenle de onlar kendi iç dünyalarını fazla ön plana çıkartmasalar da, karakterlerle empati kurup, içlerinde saklı duygu yoğunluğuna ulaşmamız oldukça kolay.

Karakterlerle kurduğumuz gönül bağını körükleyen en önemli unsurlardan biri de filmin kadrosunda yer alan oyuncuların akıl almaz performansları. Başta Ray karakterini canlandıran Melissa Leo olmak üzere, filmde yer alan her oyuncu tam anlamıyla hünerini konuşturuyor. Melissa Leo, canlandırdığı karakteri sanki kendi kişisel yaşam öyküsünü sahneye koyuyormuşçasına doğal bir tavırla benimsiyor. Ray’in her hareketine capcanlı ve akıcı bir ritim veren bu tavır, Leo’nun niçin bir anda kendisini En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar’a aday bulduğunu da açıklıyor.

Her şey bir yana, “Donmuş Irmak”ı izlenmeye değer kılan en önemli özelliklerin başında filmin mekansal olarak ülkeler ve kültürel arasındaki sınırları hiçe sayması ve bu sınırları yıkmak için birebir çaba harcaması geliyor. Film boyunca Ray’in Lila ile işbirliği yaparak, Çinli ve Pakistanlı kaçakları Kanada sınırından Amerika’ya geçirmesini izliyoruz. Bu sınır ihlallerinin yanı sıra zaman zaman Ray ve Lila aracılığıyla Amerikan yasalarının el süremediği Mohawk bölgesine de ziyaretler düzenliyoruz.

Bütün bunların sonucunda, donmuş bir nehrin çevrelediği mekanlarda yaptığımız bu gezintiler, bizlere yoğun bir zamansızlık ve dünya yasalarından kopmuşluk hissi veriyor. Her karakterin kendine göre yasaları ve prensipleri olduğunu derinden duyumsamamıza yardımcı olan bu his, aynı zamanda bizleri toplumsal hayatın üzerimize yüklediği yasal sorumluluklar ve sözlü kanunlar üzerine de düşünmeye itiyor. Aklımıza doluşan tüm bu fikirler, bir sonraki aşamada Ray’in ailesine yeni bir prefabrik ev almak için başvurduğu yasadışı eylemlerin meşruluğunu sorgulama sürecimizle birleşiyor ve nihayetinde “Donmuş Irmak”ı boyun eğdiğimiz bazı yasaların kime göre ve hangi kriterlere göre meşru olduğunu kestiremediğimiz enteresan bir ruh halinde izlerken buluyoruz kendimizi.

Bu enteresan ruh hali, Ray’in hikayesi boyunca diken üstünde oturmamıza, hiçbir akıl oyununa veya özel efekte ihtiyaç durmadan öyküyü heyecan içinde takip etmemize de olanak tanıyor. Bu yönüyle neredeyse eski Alfred Hitchcock filmlerinin tadını yakalayan “Donmuş Irmak,” sinema dilinin en yalın haliyle izleyenlerin dikkatlerini fethetmek için yeterince malzemeye sahip olduğunu da kanıtlıyor. Son zamanlarda seyredenlerin gözlerini farklı numaralarla boyamaya çalışmadan, sade, akıcı ve etkileyici bir film izlemek istiyorsanız “Donmuş Irmak,” tam size göre.